20 Mart 2016 Pazar

Viyana Kuşatması Günlüğünden Ağustos Ayının Son Günleri

Tatar Hanından bir ulak gelip, geçen gün şehit düşen Hüseyin Paşa’yta birlikte yukarı taraflara gitmiş olan serhad askerinin Pressburg yakınlarına sağ salim vardığını ve orda Tököly’ye katıldığını bildirdi. Ayrıca Tatar Hanının bölgesinde ele geçirilmiş bir tutsak da getirdi. Tutsak sorguya çekilip serçeşmeye teslim edildi.


Öğleden sonra yağmur boşandı. Metrisleri ve dışardaki araziyi çamura buladı. İkindiden az önce dindi.


İkindi vakti Rumeli kolunda bir püskürtme lağım patlatıldı. Sarsıntısının etkisiyle tabyanın uç tarafı yıkıldı. Zaten bu tabyadan pek az bir şey kalmış, her tarafı defalarca hırpalanmış bulunuyordu. Bu lağım da patlatılınca serdengeçtiler hücuma geçerek gâvurların büyük bir kısmını tepelediler. Bir yığın kelle getirip bahşiş aldılar.


Gâvurlar bu gece de yüksek kiliseden yüz tane fişek attılar. Böyle yapmalarının kendi sıkıntı ve bunaltılarını göstermekten başka bir anlamı olamaz. Yerin göğün hâkimi Yüce Allah, bu gâvurların vücudunu yeryüzünden toptan kaldırsın!


Kethüda Ahmed Paşa Sadrazamın eteğini öptü ve Macar Kiralına gitmek iznini aldı. Ali Paşa, Uyvar’a gitmek buyruğunu aldı.


Mohaç Sancağı Vanlı Mehmed Paşa’nın oğluna verildi. Kendisine yüksek dereceden hilat giydirildi.


29 Ağustos Pazar


METRİSLER bugün kuruyup temizlenmiş olduğundan Sadrazam tabyasına gitti ve sonra da Vezir Ah-med Paşa’nın tabyasına geldi. Ayrıca bu kolun sıçan yollarını da gözden geçirdi. Serdengeçtilere hediyeler dağıttı. Sonra kendi tabyasına dönüp bir süre burda dinlendi. Tekrar dışarı çıkıp ön saflarda bulunan tabyasına gitti.


Öğleye doğru yeniçeri ağası kolunda bir püskürme lağım patlatıldı, şarampolü çökertti. Tatarlar iki tutsak getirdiler. Sorguya çekildikten sonra serçeşmeye teslim edildi.


30 Ağustos Pazartesi


Eeğri Beylerbeyi Ahmed Paşa, Macar Kiralına gitmek üzere yola çıktı. İkindi üzeri Rumeli kolundaki tabyada bir püskürme lağım patlatıldı. Hayli gâvuru yok etti. İki kelle getirildi.


Açık arazide yakalanmış bir tutsak getirdiler. Sorguya çekildikten sonra serçeşmeye teslim edildi. Ve cellat tarafından da kafası uçuruldu. Geceleyin Rumeli kolunda gâvurların bir lağımı keşfedildi. Lağımın içinde çalışan mel’ûnlar humbara bombasıyla yok edildiler.


Yatsı namazı vakti, gâvurlar, Rumeli kolundaki serdengeçtilerln üzerine saldırdılar. Fakat yiğit ser-dengeçtiler bunlara karşı koydular ve domuzlar gibi çıktıkları deliklerine tekrar çekilmek zorunda bıraktılar.


 


Melunlar güneş batımından yatsıya kadar otuz-bumbara bombası attılar. Allahın esirgemesi sayesinde önemli hiç bir zarar olmadı.


31 Ağustos Salı


ÖĞLEDEN önce ilâh! gazabın yıldırımı tabya ardında gâvurların humbaralar üzerine düştü. Humbaralar birbirlerini ateşleyerek öyle gümbürtülerle patladılar ki, daha hiç bir lağımın patlaması toprağı böyle-sine sarsmam işti. Buranın yakınlarında bulunan sayısız gâvur dört bir yana savruldu ve mel’unlar büyük kayıplara uğradılar.


Yine öğleden önce Padişah Hazretlerinin bostancısı Boşnak Mustafa Ağa gelip bir hattı hümayun getirdi. Bu hattı hümayunda dileği üzerine Ağaya Beçuy sancağının verilmiş olduğu yazılıydı. Bu bakımdan kendisine Sadrazamın huzurunda yüksek dereceden bir hilat giydirildi. Adı geçenin dilekçesine Padişahımız mübarek elleriyle turasını basmış, doğruluğunu belirten bir derkenarla tarih yazmak lütfunda bulunmuşlardı. Her şeye sahip olan Allah, ona uzun ömürler versin, kimselerin ulaşamayacağı yaşlara eriştirsin! Amin! Orduyu hümayunun erzak sıkıntısını gidermek için ûdenburg palankası halkına bir mektup gönderildi. Bize bağlı olan Macarlar, var olsunlar! Kendilerinden bir şey istenilenlerin hepsi, istenilen erzakı derhal sağlayıp gönderdiler. Bu erzak, cellat çadırı önünde her zamanki pazar fiyatından satıldı.


Bugün ordugâhta bir okka unu fiyatı on iki – on üç paraya, otuz dirhem ekmeğin bir akçaya, bir ölçek arpanın iki kuruşa çıktı. Bunlar da kolay ele geçmediği gibi, hiç bir zaman yetecek miktarda da bulunmuyordu. Artık yakın yerlerde hayvan yemi bulunmaz olduğundan, kuru ot almak için iki üç günlük yollara gitmek zorunda kalınıyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.