13 Mart 2016 Pazar

Viyana Günlüklerinden “21-22 Temmuz”

Karaman Beylerbeyi Şişman Mehmed Paşa beş yüz seksen askeriyle bir geçit töreni yastı ve adaya gitmek üzere hareket etti. Karahisar-ı Sahib Sancakbeyi Ömer Paşa da üç yüz seksen askeriyle geçit töreni yaptı. O da muhafız birliklerine katıldı. Kudretli Sadrazam geçit törenini tabyasının metrisi içinde durarak seyretti. Gelenek üzere sekiz hilat gönderdi.


Geçit töreni sırasında sadece Ömer Paşanın bir sekbanı atılan bir top güllesiyle öldü. Başka hiç kimseye bir şey olmadı. Bu güne kadar hiç bir seferde orduya katılan paşaların askeriyle ve mehteriyle gelip böyle metrislerin içinde geçit töreni yapması görülmüş iş değildi. İlk defa böyle bir şey oluyordu.


Bu da dini bütün Sadrazamın Cenabı Hakka kayıtsız şartsız teslimiyetinin bir delili ve yaklaşan görkemli zaferinin bir belirtisidir. Her şeye gücü yeten Allah İslâmı her zamankinden daha büyük bir kudret ve daha atak bir gözü peklik ihsan etsin, düşmanlarını ise gittikçe artacak bir korkunun, ürküntünün. Ürkeklik ve dehşetin içine düşürsün ki, hak ettikleri yenilgiye uğrasınlar!


Bugün kaleden dışardaki düşman ordusuna gitmek üzere olan bir gâvur yakalandı. Yanında mektup taşımaktaydı. Sadrazamın huzuruna götürüldüğünde, gâvurların büyük sıkıntılar içinde bulunduğunu ifade etti. Sonra da hayatına son verildi. Yanında bulunan mektup tercümana verildiyse de şifreli yazılmış olduğundan, içinde yazılı olanları kimse anlayamadı.


Bir gün önce yeniçeriler kolunda, aynı zamanda Kara Mehmed Faşa. Osman Paşa oğlu Ahmed Paşa kollarında şarampollere karşı birer lağım kazılmasına başlanmıştı. Devletlû Sadrazamın buyruğu üzerine Bela Efendi, her İki lağımın açıldığı yere giderek incelemede bulundu ve sonucunu kendisine arzetti.


Rumeli kolunda Rumeli Beylerbeyi Şeyhoğlu Ali yaralı gâvuru tutsak aldı. Sadrazamın huzuruna getirildiyse de, ağır yaralı olduğu için konuşacak ve cevap verecek halde değildi. Onun için kafası kesildi. Bu şekilde de acıları son bulmuş ve kara ruhu cehennem zebanilerinin yanına yollanmış oldu. Bu gâvur çok gösterişli bir kılıktaydı.


Bu gece geçen gecelerden çok daha canını sıkan savaş hamleleri oldu. Sadrazam tabyasında yemeğe başlamak üzereyken aksilik, şanssızlık eseri olarak sofrada bacağına bir kurşun rastlayarak hemen yaralandı. Bu olay da gösteriyor ki, inceden inceye’e saplanarak her türlü tehlikeden uzak olduğu kanısına varılmış bulunan bir yerde bile insan alnına yazılmış olandan kurtulamıyor.


Rumeli Beylerbeyi Şeyhoğlu Ali Paşa bu gece Rumeli kolunun metrislerini dolaştı.


Yine bugün fakir haz verici güzel ruhlarla uğraşan bu yaman savaşçı, yeniçeri ağasının çadırında konuk olarak bulunduğu sırada kaleden uçup gelen bir şahin topu mermisiyle yaralandı. Mermi ayağını kemikten koparıp götürdü. Olaydan sonra iki gün daha yaşadı.


22 Temmuz Perşembe Günü Yaşananlar


SERÇEŞME iki tutsak getirdi. Bir tanesi yeniçeri serdengeçtilerin kolunda bir lağım bulunduğunu haber verdi. Bu sayede canı bağışlandı, ötekisinin boynu vuruldu.


Geceleyin karanlık bastıktan sonra İslâm ordusundan top, tüfek ve humbarayla yoğun bir yaylım ateşine tuttu. Bu korkunç yüklenme yüzünden din düşmanları yaralı bir domuz sürüsü gibi şaşkına döndü.


Her şeye gücü yeten Rabbim, din düşmanlarının sefil hamlelerini boşa çıkarsın, İslâm askerinin karşı konulmaz gücünü daha da artırsın, din ve devletin yöneticilerinin planlarını doğru yola döndürsün, devletin vezirlerinin alacağı tedbirleri mutlu başarılara ulaştırsın! Amin!


Bezmî; Boşnak İbrahim ibn Ramazan’ın şairlik adıdır. Kendisi daha çok Yasakçızade diye tanınmıştır. Bir kâtiplik göreviyle yeniçeri Ağası Rodoslu Mustafa Paşa’nın yanında sefere katılmıştı. Onun en yakın adamı ve içki meclisi arkadaşıydı.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.