Athenai soyunu öteki soylardan ayıran en belli başlı özellik, bu soydan gelen kişilerin başlarından garip garip olaylar geçmiş olmasıdır. Aşağıdaki öykülerde bulunan tuhaflıklara, mitologyanın başka öykülerinde kolay kolay rastlanılmaz.
Kekrops, ilk Attika kiralıydı. Ataları gribi, kendisi de tam İnsan değildi.
Kekrops, ünlü kahraman.
Bir ejderhadan doğmuş.
Belinden aşağısı yılan.
Tanrıça Athena’nın, Athenai şehrinin koruyucusu olması, m sağlayan da Kekrops’du. Athena’yla birlikte Poseidon da, Athenai’nin koruyucusu olmak istiyordu. Deniz tanrısı, gücünü göstermek için, üçlü çatalım Akropolis’e saplamış, fışkıran tuzlu suyu derin bir kuyuda biriktirmişti. Ama Athena, daha yararlı bir İş yapmış, Kekrops’un şehrine zeytin ağacını armağan etmişti.
Tanrıçanın bu armağanına karşılık, Kekrops, şehrin koruyuculuğunu Athena’ya verdi. Poseidon çok kızdı buna, korkunç bir sel göndererek Athenai’lileri cezalandırdı.
Bazıları, Athena’nm seçimini kadınların sağladığını söylerler. Poseidon ile Athena arasında seçim yapmak gerektiği zaman, herkesin oyuna başvurulmuştu. Bütün kadınlar tanrıçaya, bütün erkekler de tanrıya oy vermiş, kadınların bir fazla olması yüzünden Athena kazanmıştı. Erkekler, erkekliklerine yediremediler bunu. En az Poseidon kadar öfkelendiler. Deniz Tanı ısı sel göndermeğe karar verdiği zaman erkekler dc kadınların oylarını göz önüne alamayacaklarını belirttiler. Ama olan olmuş, Athenai’nın koruyuculuğunu Athena almıştı bir kere.
Bazı yazılara kalırsa Kekrops, yan insan, yan yılan bir yaratık değil, herkes gibi insandır. Ününü, atalarıyla kendi soyundan gelenlere borçludur. Erekhteus’un oğlu, Prokne ile Philomele’nin kardeşi, Theseus’un da atası olmasaydı, bugün adı bile anılmazdı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.