27 Şubat 2016 Cumartesi

Büyük Hükümdarların Hayatlarına Bakış; Osmanlı Devletinin Kurucusu

Salâhaddin Eyyubî


Eyyubîler devletinin kurucusu, 1138’de Takrit’te (Mezopotamya) doğdu. 1193’te Şam’da öldü. Hıristiyan Avrupa’nın birleşerek kurduğu haçlı ordularına karşı parlak zaferler kazandı ve Kudüs’ü geri aldı. Salâhaddin Eyyubî, veziri bulunduğu Mısır’daki Fatımî devletine son vererek, 1174’te Eyyubî devletini kurdu. O sırada haçlılar, müslümanlar arasındaki anlaşmazlıklardan yararlanarak Filistin ve Kudüs’ü ele geçirmişlerdi. Salâhaddin, rakiplerini yenip müs-lümanları birleştirerek devletini güçlendirdikten sonra, 1187’de Kudüs krallığını zaptetti. Bu olay, bütün Avrupa’yı ayağa kaldırdı. Fransa kralı Phllippe Auguste ile İngiltere kralı Aslan Yürekli Richard komutasındaki haçlı orduları Salâhaddin Eyyubî’nin üzerine yürüdüler. Akkâ’yı ele geçirdilerse de Eyyubî’nin kahramanca savunması karşısında tutunamayıp geri döndüler. Salâhaddin Eyyubî, ölümünden önce ülkesini oğulları ve kardeşleri arasında paylaştırdı. Bu hoşgörü* sahibi hükümdar, seçkin kişiliğiyle kendisini bütün Doğu ve Batı dünyasına kabul ettirmişti.


Cengiz Han


Cengiz Han (çocukluk adı Timuçin’dir), Ünlü Moğol başbuğu ve fatihi, 1155’te Diilün Boldak’ta (Moğolistan) doğdu, .¡,155’te Kansu’da (Çin) öldü.


Uçsuz bucaksız Moğol imparatorluğunu kurdu. Timuçin on iki yaşındayken babasını kaybetti. Bunun üzerine halkı dağıldı, düşmanları yurdunu ateşe verdiler. Cesur ve yiğit Timuçin canla başla çalışarak dağılan boylarını topladı, düzenli ordular kurdu. Giriştiği ilk savaşlarda komşu boyları da kendine bağladı. 1202’de Doğu ve Batı Moğolistan’ı baştan başa ele geçirerek imparatorluğunu ilân etti ve Cengiz Han unvanını aldı. 1216’da Çin’i fethetti. Sonra batıya yönelip Orta Asya’yı egemenliği altına aldı. Harzemşahlar devletini ortadan kaldırdı, bu arada Türkistan’ı ve onun ünlü şehirleri SemerkantTa Buhara’yı zaptetti. Iran, Azerbeycan ve Kafkasya’yı çiğneyip Don ırmağına kadar dayandı. Geçtiği bütün bu yerlerdeki Türk boylarını birleştirip, yeryüzünde bir benzeri daha olmayan büyüklükte bir imparatorluk kurdu. 25 yıl hakanlık yaptı.


Osman Gazi


Osman veya Osman Gazi, ilk Osmanlı Padişahıdır. 1258’de Söğüt’te doğdu, 1324’te Bursa’da öldü.


1300 yılında kurduğu, tarihin büyük bir İmparatorluğunun adı ve imparatorluk hanedanı, onun adıyla anıldı. Selçuk Sultanı, Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Beye, Bizans sınırındaki güvenliğini 1 ağlamak için, Sakarya bölgesindeki Söğüt uç beyliğini vermişti. Osman Gazi, 1288’de başbuğ olunca beyliğini genişletti. İlk zaferini İnegöl tekfuruna karşı kazandı. Bizans’ın bu güçlü merkezinden sonra, Koçhisar ve Karacahisar’ı da aldı. Bu başarılarından ötürü, Selçuk Sultanı ona Bey unvanını verdi. Selçuklular egemenliklerini kaybedince, diğer beyler gibi, Osman Bey de, bağımsızlığını ilân etti. Sınırlarını Bursa’ya kadar genişletti. 42 yıllık saltanatını fetihlerle süsledi. Fakat hastalandığı için Bursa’yı almayı oğlu Orhan’a bıraktı. Mala ve paraya önem vermeyen, çok alçakgönüllü bir insandı. Aşiret kültüründen gelme, çok sağlam bir ahlâkı vardı. Fethettiği Hristiyan ülkelerdeki halkın sevgisini kazandı.


 


 

1 Şubat 2016 Pazartesi

Dünyanın Yedi Harikasından İkisi Rodos ve Zeus Heykeli

Meraklısı olduğum tarihin efsaneleri ve harikalarının bir bütün olarak incelemenin çok vakit alacağını düşünerek daha spesifik parçalara bölerek sizlere sunmayı istedim. Sizlerde benim gibi tılsımlı tarih meraklısıysanız ve de araştırmayı seviyorsanız yazımı beğeneceksiniz. Makalemin ilk bölümünde sizlere Rodos heykelinden bahsedeceğim daha sonra da Zeus Heykelinden bahsederek konuyu bitirmiş olacağım.


Rodos Heykeli


Dünyanın yedi harikasından biri olan Rodos Heykeli, Güneş tanrısı Helios’un tunçtan yapılma dev heykelidir. Heykel, Lindoslu Khares tarafından Rodos limanının ağzına yapılmıştır.


Orta Çağdan kalan bir inanca göre; heykelin bacakları arasından gemiler geçiyordu. Fakat, bu teknik olarak olanaksızdır. Yaklaşık olarak 32 metre yüksekliğinde olan Rodos Heykeli, M.Ö. 305 – M.Ö. 304 yılları arasında kuşatma altında bulunan Rodos’un kuşatmadan kurtulması anısına yapılmıştır. Heykel, kuşatmadan kalan tunç gereç ve silâhların eritilmesiyle yapılmıştır. Rodos Heykeli, M.Ö. 280’den 225’e kadar, gemicilere karayı gösteren bir işaret görevini gördü, daha sonra adayı sarsan bir deprem sonucu yıkıldı.


Görkemli Zeus Heykeli


Dünyanın yedi harikasından biri olan Zeus Heykeli, Yunanistan´da Olympia kentindeki Zeus Tapınağı için yaptırılmıştır. 12 metre yüksekliğindeki görkemli heykel, M.Ö. 430’larda büyük Yunan heykelcisi Pihidias tarafından sekiz yılda yapılmıştır


Dev bir sandalyeye oturmuş olan Zeus heykelinin sağ elinde bir Nike heykeli, sol elinde ise üstüne kartal konmuş bir asa vardı. Heykelin, giysileri altın, bedeni fil dişi ve gözleri değerli taşlardan yapılmıştı. Günümüze hiçbir kopyası ulaşmayan heykelin, M.S. 426 yılında Zeus tapınağının yıkılması sırasında ya da bu olaydan 50 yıl sonra Konstantinopolis’teki (İstanbul) bir yangında yok olduğu düşünülmektedir.


Tarihin her sahnesinde insanoğlunun birilerini yüceltme ve lider yapma güdüsü olmuştur. Belki o zamanın şartlarıyla Tanrısallaştırılan sembollerin bir insana benzetilmesiyle ortaya çıkan eserlerin devasa boyutuyla onlara yüklenmiş olan güç ve kudretin ne denli büyük olduğunu görebilmekteyiz. Bu eserlerin dünyanın ilk yedisinde yer alması asla bir tesadüf değildir. Çünkü inşa edildikleri zamanın teknolojisi ve gelişmelerini günümüzle karşılaştırırsak muazzam bir iş gücü ve mimarinin sergilendiğinin farkında olmalı ve bu pencereden bakarak büyülenmemek elde değil.